İlçemize bağlı “Düzler Köyü” yakınında, Bandırma-Erdek karayolunun geçtiği bölgede, Kapıdağ Yarımadası’nın güney yamaçlarında kurulan, dönemin en önemli antik kentidir. 
M.Ö. 2000 yılında, Kuzeybatı Anadolu’da, Marmara Denizi’nin güneyinde, Kapıdağ Yarımadası’nın, kara ile birleştiği yerde kurulan önemli bir yerleşim merkezi konumundaki Kyzikos (Sizik) için M.Ö. 500-363 yılları arası, “bahtsız çağ” olarak anılır. Bu dönemde Persler’in istilasına uğrayan Kyzikos, hemen ardından bir dönem de Ispartalılar’ın egemenliğine girmiş, daha sonra da Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir.
M.S. 324 yılına dek Romalılar’ın yönetiminde kalan Kyzikos, Roma’nın ikiye bölünmesinin ardından Selçuklular’ın eline geçmiş, 1339 yılında ise Osmanlı egemenliğine girmiştir.
“Dünyanın Sekizinci Harikası” olarak kabul edilen Hadrianus Tapınağı’nın da yer aldığı Kyzikos ören yerinde ilk çalışma, 1951′li yıllarda, bir yıl süreyle Ordinaryüs Prof. Dr. Ekrem Akurgal tarafından gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde, “arkeolojinin babası” olarak bilinen Akurgal’ın, bölgedeki sondaj çalışmaları ve gerçekleştirdiği açmalar, plânlı kazılar konumundan uzak, kenti tanımaya yöneliktir.
Kyzikos ören yerinde, Hadrianus Tapınağı ağırlıklı ilk plânlı ve düzenli kazı, o yıllarda Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Abdullah Yaylalı tarafından, 1989 yılında başlatılmıştır. Elverişsiz ortam ve koşullarda gerçekleştirilen bu kazılar, Kültür Bakanlığı’nın ödenek vermemesi nedeniyle 1996 yılında sona ermiştir.
Kyzikos kazıları, Prof. Dr. Abdullah Yaylalı’nın kazı ekibinde de yer alan, Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Nurettin Koçhan başkanlığındaki ekip tarafından, 2006 yılında yeniden başlatılmış olup, yine Hadrianus Tapınağı ağırlıklı şekilde sürdürülmektedir.
Gezici Roma İmparatorluğu Hadrianus tarafından yaptırılıp, iki büyük depremde yıkılan Hadrianus Tapınağı, Kyzikos antik kentinin batısında yer almaktadır.
Bandırma-Erdek karayolunun 8. kilometresinde, Düzler Köyü mevkiinde, karayolundan yaklaşık 300 metre içeride bulunan Hadrianus Tapınağı’nın bir an önce gün ışığına çıkarılması, dünya arkeoloji tarihi açısından büyük önem taşımaktadır.
Hadrianus Tapınağı’nın dışında Kyzikos’un ayrıca iki tersanesi, büyük bir buğday ambarı, muhteşem bir anfitiyatrosu, darphanesi, aşk acısı çekenlere şifa verdiği öne sürülen bir çeşmesinin de bulunduğu biliniyor.
KYZİKOS’TA YAŞANAN UYGARLIKLAR
Kyzikos’ta yaşayan ilk insanların Dolionlar olduğu biliniyor. Bu insanların oturdukları yerlere “Dolionia” veya “Dolionis” ismi veriliyordu. Antik kaynaklarda ayrıca, bölgede Misialı’lar, Frigyalı’lar, Aiolialı’lar, Pelasgos’lar, Makreis’ler, Dor’lar ve Herakleidler’in bulunduğu belirtilmektedir.
M.Ö. 2000′de, Teselyah’lar tarafından kurulup, eski çağın en ünlü kentleri arasında yer alan Kyzikos’un kurulduğu dönemde ada durumunda bulunan Kapıdağ‘ın, daha sonra Kral Charles’in, kenti ele geçirmesinin ardından iki köprü ile asıl karaya bağlandığı antik kaynaklarda vurgulanmaktadır.
Hellenistik dönemde önemli bir geçiş merkezi ve büyük pazarlar arasında yer alan Kyzikos, M.S. 123′te, büyük bir deprem yaşamıştır. Bu depremlerde bölgede bulunan tapınak yıkılmıştır. Depremin ardından yöre insanlarının yardımına koşan Roma İmparatoru Hadrianus, halka büyük destek vermiştir. Yörede yaşayanlar, Hadrianus’un bu duyarlılığına karşılık olmak üzere yeni bir tapınağın yapımını başlatmışlardır. Ancak, M.S. 155 yılında gerçekleşen ikinci deprem, bu tapınağı da yıkınca, Tanrı Zeus adına yapılan tapınak, ancak M.S. 167′de tamamlanabilmiştir.
Yine aynı kaynaklarda, Kyzikos harabelerinde, 1902 yılında İngilizler’in de kazı yaptıkları vurgulanırken, Edincik bucağının da, Kyzikos’tan çıkarılan kalıntılarla inşa edildiği öne sürülmektedir.
Kyzikos, M.S. 123-167 yılları arasında yapılan Hadrianus Tapınağı‘nın kalıntılarını taşıması açısından da büyük önem taşımaktadır. 100×200 metre karelik bir alanda, 64 sütundan oluşup, yaşanan iki depremin ardından 33 sütunu ayakta kalabilen, depremlerin ardından Bizanslılar tarafından yağmalanıp, tahrip edilen Hadrianus Tapınağı‘nı oluşturan sütun ve mermer blok parçaları, Yrd. Doç. Dr. Nurettin Koçhan’ın başkanlığındaki kazı ekibince, yavaş yavaş gün ışığına çıkarılmaktadır.
Şarap ve midye ticareti ile de ünlü olduğu bilinen Kyzikos antik kentinde ayrıca, iki yamaç arasında yer alan anfitiyatro da önem taşımaktadır. Bu yapıt, 180×155 metreden oluşan uzunluk ve çapraz dışölçüleri ile döneminde dünyanın en ünlü anfitiyatroları arasında yer almaktadır. Yapıtın, gezici Roma İmparatorluğu Hadrianus döneminde, M.S. 130 yıllarında yapılmaya başlandığı bilinmektedir.
Antik kaynaklarda kentin önemli bir diğer yapıtının ise tiyatro olduğu, bu tiyatronun, büyüklük, bezeme ve güzelliğiyle Anadolu’daki diğer tiyatrolar arasında çok özel bir yere sahip bulunduğu yer almaktadır.
M.Ö. 2000′de, Teselyah’lar tarafından kurulup, eski çağın en ünlü kentleri arasında yer alan Kyzikos’un kurulduğu dönemde ada durumunda bulunan Kapıdağ‘ın, daha sonra Kral Charles’in, kenti ele geçirmesinin ardından iki köprü ile asıl karaya bağlandığı antik kaynaklarda vurgulanmaktadır.
Hellenistik dönemde önemli bir geçiş merkezi ve büyük pazarlar arasında yer alan Kyzikos, M.S. 123′te, büyük bir deprem yaşamıştır. Bu depremlerde bölgede bulunan tapınak yıkılmıştır. Depremin ardından yöre insanlarının yardımına koşan Roma İmparatoru Hadrianus, halka büyük destek vermiştir. Yörede yaşayanlar, Hadrianus’un bu duyarlılığına karşılık olmak üzere yeni bir tapınağın yapımını başlatmışlardır. Ancak, M.S. 155 yılında gerçekleşen ikinci deprem, bu tapınağı da yıkınca, Tanrı Zeus adına yapılan tapınak, ancak M.S. 167′de tamamlanabilmiştir.











