Toplam 30.630 hektar alanı kaplayan Kapıdağ Yarımadası, barındırdığı doğal, kültürel, tarihsel ve turistik özellikleri ile binlerce yıldan beri insanlar için hep önemli bir yaşam alanı oluşturmuştur.
Dünyanın az bulunur iç denizlerinden biri konumundaki Marmara Denizi’nin incisi olarak kabul edilen Kapıdağ Yarımadası, Erdek açısından da büyük önem taşımaktadır. Erdek’in de üzerinde yer aldığı yarımada, son yıllarda ilgi gören alternatif turizm için son derece elverişlidir. Yarımadada, kampçılık, doğa yürüyüşleri, dağ bisikleti, dağcılık, yamaç paraşütü, rüzgâr sörfü, yelkencilik ve tekne turları yapma olanağı bulunmaktadır.
Altın renkli kumsalları ve ıssız koyları, iklimi ve bitki örtüsüyle yaz turizmi için çekici özellikler taşıyan Kapıdağ Yarımadası’nın 17.686 hektarını ormanlar oluşturmaktadır. Bu konumuyla yarımada, kara ve deniz hayvanlarının çeşitli türleri gerek sürekli, gerekse de göçmen olarak önemli bir yaşam alanıdır.
Yarımadanın Kapsül Burnu ve Maymun Burnu, Akdeniz Foku’nun yaşam alanlarıdır. Diğer türleri ise yaban domuzu, kurt, çakal, tilki, kertenkele, tavşan, yılan ve kaplumbağa, kuşlardan ise karga, serçe, güvercin, saka, iskete, kırlangıç, atmaca, çaylak ve sığırcık, göç mevsimlerinde leylekler, kaz ve ördekler oluşturur.

Yarımada çevresinde çeşitli balık türleri barınmakta veya uğramaktadır. Buna paralel olarak balıkçılık, önemli bir gelir kaynağıdır.
Yarımada çevresinde çeşitli balık türleri barınmakta veya uğramaktadır. Buna paralel olarak balıkçılık, önemli bir gelir kaynağıdır.
Yarımada yöresinde göçmen balıklardan levrek, lüfer, kolyoz, uskumru, torik, mezgit, hamsi, sardalya, palamut; yerli ve taş balıklardan tekir, kefal, istavrit, dil, kırlangıç, gümüş, barbunya, sinağrit, sarıgöz, alyanak, çupra; kabuklu hayvanlardan İstakoz, böcek, ayna, pavurya, karides, kaya, kum midyesi; ticari değeri bulunmayan ancak ekolojik açıdan önem taşıyan çağanoz, çalpara, pines, sulina, kestane, deniz iğnesi ve deniz atı sayılabilir.
Kapıdağ’ın ağaç türleri ise genellikle meşe, akçaağaç, dişbudak, titrek kavak, ak kavak, kara ağaç, kızıl ağaç, söğüt, çınar, erguvan, kızıl çam, defne, ceviz, ıhlamur ve kestaneden oluşur.
Kıyılar ve yamaçlarda, tarım açısından önemli bir değer taşıyan zeytin ağaçları yer alırken, yarımadanın orta kesimleri maki, dağlık alanlar ise tümüyle ormandır.
Yarımadada, “şifalı bitkiler” kapsamında birçok bitki, dağ ve yamaçlarda bulunur. Kekik, karabaş otu, ebegümeci, papatya, ökse otu, yonca ve ayı sarımsağı, doğal ortamlarında, kendiliğinden yetişir.
Başta zeytin ve kırmızı soğan üretiminin önemli olduğu Kapıdağ’da, kiraz ve dutun yanı sıra doğal yapının uygunluğuna paralel şekilde tüm meyveler yetiştirilirken, kırmızı biber ve buğday da üretilmektedir.
Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu iklim özelliklerinin birlikte veya tek tek görülebildiği ender yerleşim bölgelerinden biri olan yarımada, ekolojik yapısı, hayvansal ve bitkisel zenginliği nedeniyle bir doğa cenneti niteliğini taşımaktadır.













