Marmara Adası

marmara adası Marmara Adası

marmara adası

Marmara Adası Kapıdağ çevresine serpilmiş kara parçalarının en büyüğüdür. Bir yaprak biçimindeki adanın doğu-batı yönündeki uzunluğu 18 kilometre, kuzey-güney yönündeki en geniş kesimi de 10 kilometredir. Bazı bölgelerinde yer yer çam korulukları bulunup, tepelerin güneye bakan etekleri ise zeytinliklerle kaplıdır. 110 kilometre karelik bir alandaki adanın ilk ismi Elafonnessos’tur. (Geyik Adası) Ada, daha sonra Prokonnessos ismini almıştır.

marmara adası1 Marmara Adası

marmara-adası1


Marmara Adası’nın tek beldesi olan Saraylar, adanın kuzeydoğu kıyısında, küçük bir limanın gerisindedir. Antik dönemde imparator adına burada bulunan ve ocaklardaki mermer üretiminden sorumlu memurun oturduğu “Justinien’in Sarayı” olarak bilinen bina nedeniyle “Palatia” ismini almıştır.

M.Ö.8. yüzyılda Milet’in bir kolonisi olan Prokonnessos, asırlar boyunca mermeri ile ün kazanmıştır. Özellikle Roma İmparatorluğu döneminde mermer üretimi çok yoğun olan Ocaklar, mimarlık ve heykeltraşlık yapıtlarını üreterek, Anadolu, Adriyatik ve Karadeniz kıyılarına göndermiştir. Prokonnessas, böylece Roma İmparatorluğu’nun mermer gereksinimini karşılamada önemli bir rol oynamıştır.

 

İlçenin Saraylar Beldesi’nde, çok sayıda antik mermer ocakları ile atölye ürünlerini belgeleyen arkeolojik yapıt bulunmaktadır. Bu yapıtların bir bölümü, Açık Hava Müzesi’nde sergilenmektedir. Hâlen, ocaklardaki hafriyatlardan çıkan işlenmiş veya yarı işlenmiş mimari parçalar ile heykeltraşlık yapıtlarını, ait bulundukları ocakların yanında görme olanağı vardır.

İlçe konumundaki Marmara Adası’nda, Saraylar Beldesi’nin yanı sıra Çınarlı, Gündoğdu, Topağaç ve Aşmalı köyleri bulunmaktadır.

Zeytinli Ada

zeytinli ada Zeytinli Ada

zeytinli ada

İlçemizin hemen karşı sahilinde, 250 metre uzaklıkta yer alan Zeytinliada, 7.900 metre karelik bir alanı kapsamaktadır.

zeytinli ada1 Zeytinli Ada

zeytinli-ada1

Yaklaşık 170 metre uzunluk, 50 metre genişliğe sahip bulunan adaya, üzerinde yer alan iki zeytin ağacı nedeniyle “Zeytin Adası” veya “Zeytinliada” denilmiştir. Küçük olmasına karşı arkeolojik değeri çok büyük bulunan zengin adacığın Rum egemenliği dönemindeki son ismi, “Kera Pangia”ydı.

Zeytinliada’da, daha sonraki Bizans döneminden kalma çok önemli tarihi ve arkeolojik yapıtlar bulunuyor. Bu yapıtların en önemlileri şunlardır:

Ada Kilisesi, mermer kapı, ayazma, yer altı kilise, batı sarnıcı, patrik hamamı, mermer hamam, mezarlar, kuzey doğu sarnıcı, monogram, orta mağara.

Osmanlı döneminin ünlü gezgini Evliya Çelebi, “Seyahatname” isimli yapıtında, bugün Erdek Limanı’nda bulunan küçük Zeytinliada’dan şöyle söz ediyor:

“Bu Erdek’in karşı garbinde, bir mil bait derya içere taam sofrası kadar bir yerde kaynar bir ılıca suyu vardır ki, adem içine girmeye tahammül edemeyip, deryaya karıştığı yerde güsul ederler. İki turlu hasai kudret suyu birleşince gusül edenler, hayati cavidanı bulurcasına memnun ve sıhhatli vücut olurlar.”

zeytinli ada2 Zeytinli Ada

zeytinli-ada

Evliya Çelebi’nin sözünü ettiği şifalı suların, sodyum, kalsiyum, siyum, magnezyum katyonları, klorür ve sülfat anyonları olduğu, antik yazarlarca da dile getirilmişti.

1946 yılında, Erdek Kaymakamı Reşit Mazhar Ertüzün döneminde, 120 lira bedelle Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne (Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü) satılan Zeytinliada, uzun yıllar Erdeklilere kapısını kapatarak, bu kuruma bağlı kişilere, tatil merkezi olarak hizmet verdi. Hüseyin Sarı’nın Belediye Başkanlığı döneminde başlatılan hukuk mücadelesinin ardından Danıştay, 12 Aralık 2000 tarihinde Zeytinliada’nın, Erdek Belediyesi’ne devrini onaylayarak, 53 yıllık sürecin ardından adayı, yeniden Erdek halkına açtı.

12 Mart 2002 tarihinde ise Danıştay’ın kararı uyarınca Tapu Dairesi, adanın tapusunu Erdek Belediyesi adına tescil etti.

 

İlçemizin karşısında yer alan Zeytİnliada ören yerindeki kazılar da, Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak 2006 yılından beri sürdürülüyor.

zeytinli ada3 Zeytinli Ada

zeytinli-ada3

Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Nurettin Öztürk başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen kazılarda, 5. yüzyıla ait olup, İstanbul’daki Ayasofya Kilisesi’ni de yapan Doğu Roma İmparatoru Jüstinyen’in yaptırdığı “Meryem Ana Kilisesi” başta olmak üzere Geç Roma ve Bizans dönemlerine ait yapıtların gün ışığına çıkarılması için çaba harcanıyor.

zeytinli ada4 Zeytinli Ada

zeytinli-ada

Kazı ekibi başkanı Yrd.Doç.Dr. Nurettin Öztürk, 12 ve 13. yüzyıla dek yerleşim gerçekleşen adada kilisenin yanı sıra manastır ve açık hava tapınma alanı bulunduğuna dikkati çekerken, adanın, Osmanlı imparatorluğu döneminde, 13 ve 14. yüzyıllarda “Karantina Adası” olarak kullanıldığını vurguluyor. Öztürk, bu dönemlerde, Erdek’e gelen gemilerin durdurulup, hastaların Zeytinliada’da tedavi altına alındığının, yaşamını yitirenlerin de burada gömüldüğünün altını çiziyor.

Adada yer alan ayazmaların, daha sonraki dönemlerde sarnıç olarak kullanıldığını vurgulayan Öztürk, adada Ortodoks Kilisesi bulunması nedeniyle çocuklar için kullanılan bir vaftiz havuzunu da gün ışığına çıkardıklarına işaret ederken, “5 ve 6. yüzyıllarda kullanılan bu havuz, Anadolu’da bulunanların en büyüklerinden biri” diyor.

Zeytinliada’nın, Hıristiyan dünyası için çok önemli bir “Haç merkezi” olduğuna dikkati çeken Öztürk, 2010 yılının Temmuz ayında, adaya uygulamak istedikleri “Arkeopark Projesi” için Anıtlar Kurulu’ndan onay aldıklarını vurgularken, şu bilgileri verdi:

“Kazılarımızı, iki yıl içinde tamamlamak istiyoruz. Daha sonra projenin uygulanmasına geçeceğiz. Proje kapsamında adaya yeşil alanlar,

yürüme yolları, bilgi panoları, gezi ve seyir alanları, dinlenme ve çay içme yerleri yapacağız. Yine ören yerinin altını, adanın sıfır bölgelerini çimlendirip, ağaçlandıracağız. Kazı alanında uzay çatı kuracağız.”

Proje tamamlandığında, ülkemizin ilk “ada müzesi” olarak hizmete girecek Zeytinliada’nın, Erdek’in kültür turizmine büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Öztürk, ilçemizin, kültür turizmi açısından zenginliğine işaret etti.